Zeynep Oral’ın kaleme aldığı “Tutkunun Romanı” adlı eserin Rusçaya çevrilmesi dolayısıyla düzenlenen gece, Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosluğu’nun ev sahipliğinde gerçekleşti. Etkinlikte, Gencer’in sanat yaşamı hem anılar hem de müzik eşliğinde yeniden hatırlandı.
Başkonsolos Alexander Kalachev’in ev sahipliği yaptığı programa Zeynep Oral’ın yanı sıra Anadolu Üniversitesi Rektörü Yusuf Adıgüzel, İstanbul Kültür Sanat Vakfı Genel Müdürü Yeşim Gürer Oymak ile sanat ve diplomasi dünyasından çok sayıda isim katıldı.
Gecede sahne alan genç sanatçılar da dikkat çekti. Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera Anasanat Dalı öğrencileri Nil Aslan, Ecem Sude Ergül ve Muhammed Gökberk Duru, Gencer’in repertuvarına yakışır eserlerle dinleyici karşısına çıktı. Performanslarda piyanoda İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Fügen Yiğitgil yer alırken, eserlerin sunumu öğretim görevlisi Amina Aygistova tarafından yapıldı.
Etkinlikte konuşan Zeynep Oral, Leyla Gencer ile yıllara dayanan dostluğunu ve kitabın ortaya çıkış sürecini paylaştı. Oral, 1988’de İstanbul Kültür Sanat Vakfı Müzik Festivali kapsamında Aya İrini’de izlediği bir performansı anımsatarak, Gencer’in sahnedeki etkisini “Uçan kuşları bile yönettiğine tanık olmuştum” sözleriyle dile getirdi. Kitabın yazım sürecinin uzun ve özel bir yolculuk olduğunu belirten Oral, eserin klasik bir biyografi değil, bir tutkunun hikâyesi olduğunu vurguladı.
Gencer’in yalnızca bir opera sanatçısı değil, aynı zamanda unutulmuş eserleri gün yüzüne çıkaran bir öncü olduğunu ifade eden Oral, sanatçının repertuvarında yer alan 70’i aşkın eserle önemli bir başarıya imza attığını hatırlattı. Onun bu yaklaşımının opera dünyasında “Gencerate” olarak anılan bir kavramın doğmasına neden olduğunu da sözlerine ekledi.
Sanatçının hayatındaki en belirleyici unsurun kendi emeği olduğunu dile getiren Oral, Gencer’in uluslararası başarılarına rağmen kimliğinden vazgeçmediğini belirterek, “Birçok vatandaşlık teklifini reddetti, kendini ‘Anadoluluyum’ diye tanımlardı” dedi.
“Tutkunun Romanı”, Gencer’in yaşamı sırasında farklı dillere çevrilememiş olsa da sanatçının vefatının ardından Fransızca, İngilizce, İtalyanca ve Almanca yayımlandı. Rusça çeviri ise bu uluslararası yolculuğun yeni halkası oldu.
Gece, yalnızca bir anma etkinliği olmanın ötesinde, kültürlerarası bir buluşma niteliği taşıdı. Klasik müzik performansları eşliğinde gerçekleşen program, Türkiye ile Rusya arasındaki kültürel bağların sanat aracılığıyla güçlenmesine katkı sundu.
Leyla Gencer’in sesi sahnelerden çekilmiş olsa da, onun sanata yaklaşımı ve mirası, hem yazılan eserler hem de yetişen genç sanatçılar aracılığıyla yaşamayı sürdürüyor.
Kardeş haber kaynak: https://objektif.site/2026/03/19/la-diva-turca-leyla-gencer-istanbulda-anildi/