Beton Ekonomisi Doğanın Dengesini Bozdu
Barajlardaki su miktarının yetersiz kalması, sadece meteorolojik bir şanssızlık olarak değerlendirilmiyor. Evrensel’e konuşan çevre mühendisleri ve ekologlar, Kuzey Ormanları üzerindeki yapılaşma baskısının, su havzalarının betonla çevrilmesinin ve kentin nefes borularının kesilmesinin bedelinin "susuzluk" olarak geri döndüğüne dikkat çekiyor. Yağan yağmurun toprağa süzülüp yeraltı sularını beslemek yerine, asfalt üzerinden akıp gitmesi krizin ana kaynağı olarak gösteriliyor.
"Su Kamusal Bir Hak, Tasarruf Tek Başına Çözüm Değil"
Haberde, yetkililerin sürekli olarak vatandaşa yaptığı "tasarruf" çağrıları eleştiriliyor. Suyun ticari bir meta gibi görülüp sanayi ve inşaat sektörüne sınırsızca sunulması, asıl israfın nerede olduğunu sorgulatıyor. Uzmanlar, "Vatandaşın musluğundan kıstığı su, mega projelerin şantiyelerinde veya lüks sitelerin havuzlarında harcanıyor. Kamucu bir su politikası şart" vurgusunu yapıyor.
Melen Çayı ve Taşıma Su Değirmeni
İstanbul’un kendi öz kaynaklarının yetersiz kalması nedeniyle Melen ve Istrancalar’dan yapılan su transferleri de sürdürülebilir bulunmuyor. Melen Barajı’ndaki yapısal sorunların hala tam olarak çözülememiş olması, megakentin su güvenliğini pamuk ipliğine bağlıyor. Yaşanan sınırlı artışın, sadece geçici bir rahatlama sağladığı ancak kalıcı bir çözüm üretmediği belirtiliyor.
Yaz Aylarında "Kesinti" Kapıda mı?
Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkacağı öngörülen Haziran ve Temmuz aylarında, su tüketiminin rekor seviyelere ulaşması bekleniyor. Barajlardaki su seviyesinin %50 sınırının altında kalmaya devam etmesi durumunda, kentin belirli bölgelerinde basınç düşüklüğü veya dönüşümlü kesintilerin yaşanabileceği uyarısı yapılıyor.
https://www.evrensel.net/haber/5983583/barajlarda-sinirli-artis-istanbul-yaza-su-riskiyle-giriyor