Bilgileri eksiltmeden, tüm detayları koruyarak ancak kelimeleri ve cümle yapılarını tamamen yenileyerek yeniden düzenledim:
Telegraph gazetesinin paylaştığı bilgilere göre tıp dünyası, hantavirüsün Andes (And) isimli türünün öpüşme, ortak bardak kullanımı veya öksürme/hapşırma gibi yollarla insandan insana bulaşabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Genel olarak bu virüs ailesi, fare ve benzeri kemirgenlerin dışkı, idrar veya tükürüklerinin havaya karışması sonucu solunmasıyla yayılır. Daha seyrek olsa da kemirgen ısırması, tırmalaması ya da virüs bulaşmış gıdaların yenmesiyle de geçtiği bilinmektedir.
Son dönemde MV Hondius adlı dev yolcu gemisinde patlak veren salgının kaynağının bu Andes virüsü olduğu düşünülüyor. İddialara göre hastalık gemiye, Güney Amerika’da bir çöplük alanda kuş gözlemi yaparken farelerden enfekte olan iki Hollandalı turist vasıtasıyla girdi. Bu yolcuların gemideki diğer kişilere virüsü yaydığı tahmin ediliyor. Güncel verilere göre 5 kişide virüs kesin olarak saptanırken, 3 yolcu ise şüpheli kategorisinde izleniyor.
Oceanwide Expeditions şirketine ait gemi, 1 Nisan tarihinde Arjantin’in Ushuaia limanından denize açılmıştı ve bu hafta sonu İspanya’nın Kanarya Adaları’na ulaşması öngörülüyor. Başlangıçta gemide 28 farklı ülkeden 150 kişi varken, 24 Nisan’da birçok kişi St Helena adasında iniş yaptı. Bu inişler sırasında, 11 Nisan'da hayatını kaybeden bir yolcunun naaşı da gemiden çıkarıldı. Şu an dünya genelindeki sağlık birimleri, gemiden ayrılan bu yolcuları bulmak için adeta zamanla yarışıyor.
Gemiden inen yolcular nedeniyle risk altında olduğu düşünülen ülkeler arasında Türkiye, Kanada, Birleşik Krallık, Almanya, ABD, İsveç, Danimarka, Hollanda, İsviçre, Singapur, Yeni Zelanda ve bazı ada ülkeleri yer alıyor. Kayıtlara göre St Helena'da gemiyi terk eden 29 kişi, 12 farklı ülkeye doğru yollarına devam etti.
İnsanlar arasında bulaşma nasıl gerçekleşiyor?
The Lancet isimli tıp dergisinde yayımlanan laboratuvar çalışmaları, Şilili bilim insanlarının önemli bir bulgusunu paylaşıyor: Virüse yakalanan kişilerin tükürüklerinde, idrarlarında ve mukuslarında, özellikle hastalığın en ağır seyrettiği dönemde bulaşıcı parçacıklar yoğunlaşıyor.
Araştırma ekibinin başındaki Prof. Marcela Ferres, geçmişteki bazı vakaların aynı pipeti kullanmakla bir ilgisi olduğunu dile getirerek; "Virüs tükürükte ve dişlerin etrafındaki boşlukta bulunuyor. Çiftler arasındaki bulaşmaların öpüşmeyle bağlantılı olduğu görülmüştür" şeklinde konuştu.
Uzmanlar, enfekte biriyle çok yakın bir fiziksel temas kurmayanlar için riskin halen oldukça düşük olduğunu hatırlatıyor. Journal of Infectious Disease dergisinde çıkan bir başka çalışma ise, cinsel partnerler arasındaki bulaşma riskinin, aynı çatı altında yaşayan diğer kişilere kıyasla 10 kat daha yüksek olduğunu kanıtladı.
“Covid ile kıyaslandığında bulaşıcılığı çok zayıf”
University College London Genetik Enstitüsü’nden Prof. François Balloux, virüsün genel durumu hakkında şunları söyledi:
- "Hantavirüs büyük ölçüde sistemik enfeksiyonlara neden oluyor ve enfekte kişilerin herhangi bir vücut sıvısında bulunabiliyor.
- Öksürük ve hapşırma yoluyla bulaşabiliyor, ancak bu genellikle yüksek viral yüke sahip enfekte bir kişiyle yakın temas gerektirir.
- Hantavirüsü grip, Covid veya soğuk algınlığına neden olan tipik solunum yolu virüslerinden çok daha az bulaşıcı olmaya devam ediyor."
Bu son vakaya kadar hantavirüslerin insanlar arasında yayılıp yayılamayacağı bilim dünyasında tartışmalı bir konuydu. 2020'de New England Journal of Medicine'de çıkan bir makale, Arjantin'deki 11 ölümlü bir salgının "süper bulaştırıcı" özellik gösteren üç kişiden kaynaklandığını öne sürmüştü. Her ne kadar ABD'li yetkililer 2022'de bu sonuca şüpheyle yaklaşsa da, son gemi vakası virüsün özellikle ağır hastalar tarafından kapalı alanlarda bulaştırılabileceğini tekrar gündeme getirdi.
Yaşanan bu son salgın, kruvaziyer veya uçak yolcuları gibi birbirine çok yakın mesafede bulunan kişilerin virüsü bulaştırabileceğini fakat bunun muhtemelen yalnızca kişiler belirgin şekilde hasta olduğunda gerçekleştiğini gösteriyor.
Pandemi korkusu yaşanmalı mı?
Bilim insanları, bu durumun küresel bir pandemiye dönüşme ihtimalinin zayıf olduğunu savunuyor. East Anglia Üniversitesi’nden Prof. Paul Hunter konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
- "Bu yeni bir Covid vakası olmayacak çünkü hantavirüs onlarca yıldır, hatta muhtemelen daha uzun süredir aramızda. Bu olay, Avrupa için varsa bile çok az ek risk yaratacaktır. İnsandan insana bulaşma açıklamasına şüpheyle yaklaşıyordum.
- Gerçekten de bu salgın, bu tür bir bulaşmanın gerçekleştiğine dair daha sağlam kanıtlar sunacak gibi görünüyor. Buradaki önemli nokta, bu kanıtların hiçbirinin yaygın bir bulaşma göreceğimize işaret etmemesidir."
Şu an yürütülen temaslı takibi ve karantina uygulamaları sayesinde, virüsün yayılma oranının yakında sıfıra inmesi bekleniyor. Uzmanlar, bundan sonra görülebilecek vakaların yeni bir zincir oluşturmak yerine, muhtemelen daha önceki temaslardan kaynaklanan ve kuluçka süresini bekleyen vakalar olacağını öngörüyor.
Kaynak: Gazete Oksijen
Haber girişi: 11.05.2026 - 09:55