İklim değişikliği sebebiyle artan hava sıcaklıkları, mevsimsel alerjisi olanların daha uzun süre ve daha yoğun polene maruz kalmasına yol açıyor. Alerjenlerin atmosferde kalma süresini uzatan bu durum, şikâyetlerin de şiddetlenmesine neden oluyor.
Günümüzde her üç çocuktan birinde ve yetişkinlerin büyük bir kısmında alerjik rahatsızlıklara rastlanıyor. En sık görülen türler arasında saman nezlesi (alerjik rinit), alerjik astım, kurdeşen (ürtiker), egzama, arı ve bazı gıda alerjileri yer alıyor. Saman nezlesi olanlarda burun akıntısı, tıkanıklık, hapşırıma ve göz sulanması gibi belirtiler ön plana çıkarken; astım hastalarında nefes darlığı, öksürük ve hırıltı görülüyor. Bu belirtiler özellikle bahar aylarında veya ev tozu gibi etkenlerle karşılaşıldığında artış gösteriyor.
Doğru teşhis tedavinin temeli
Uzm. Dr. Nurhan Sayaca, alerji tanısı koyarken hastanın geçmişinin ve şikâyetlerinin detaylıca incelenmesinin kritik olduğunu belirtti. Deri prick testleri ve kan tahlilleriyle kişinin neye duyarlı olduğunun saptanabildiğini söyleyen Sayaca, doğru bir tedavi planı için ilk adımın net bir teşhis olduğunu vurguladı.
Hastalığın tedavisi hakkında bilgi veren Sayaca, üç temel yöntemden bahsetti. Öncelikle alerjiyi tetikleyen etkenlerden korunmanın önemine değinen Sayaca, sonraki aşamada ilaç tedavilerinin geldiğini kaydetti. Üçüncü ve en etkili yollardan birinin ise alerji aşıları (immünoterapi) olduğunu ifade eden Sayaca, bu yöntemin hastalığın gidişatını değiştirebilen ve uzun vadeli iyileşme sunan tek seçenek olduğunu dile getirdi.
Bağışıklık sistemini eğiten alerji aşıları
Aşılama sürecini anlatan Sayaca, bu tedavinin amacının bağışıklık sistemini yeniden eğitmek olduğunu belirtti. Alerjiye yol açan maddenin çok düşük dozlarla başlanıp zamanla artırılarak hastaya verildiğini söyleyen Sayaca, böylece vücudun o maddeye aşırı tepki vermemeyi öğrendiğini aktardı. Tedavinin genelde 3-5 yıl sürdüğünü belirten Sayaca, düzenli uygulama sayesinde şikâyetlerin büyük oranda azaldığını, hatta bazen tamamen bittiğini söyledi. Ayrıca bu aşıların ileride astım oluşma riskini de düşürdüğünü sözlerine ekledi.
Aşı tedavisi kimlere uygulanabilir?
Uzm. Dr. Sayaca, alerji aşısı yapılabilmesi için öncelikle alerjinin testlerle kesinleşmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle polen, ev tozu, küf veya arı alerjisi olan ve ilaçlara rağmen rahatlamayan hastalarda bu yöntemin hem çocuklarda hem de yetişkinlerde kullanılabileceğini belirtti.
Aşı her hasta için uygun olmayabilir
Toplumdaki yanlış inanışlara değinen Sayaca, tedavinin çok riskli olduğu yönündeki kaygıların yersiz olduğunu, uzman doktor kontrolünde aşıların oldukça güvenli olduğunu vurguladı. Ancak her alerji hastasının bu tedaviye uygun olmadığını, bu yüzden mutlaka uzman bir değerlendirme yapılması gerektiğini hatırlattı.
Belirtileri ihmal etmeyin
Alerji hastalarına tavsiyelerde bulunan Uzm. Dr. Sayaca, şikâyetlerin küçümsenmemesi gerektiğini belirtti. Tetikleyici unsurlardan uzak durmanın önemini vurgulayan Sayaca, ev tozu alerjisi olanların hijyene, polen alerjisi olanların ise yoğun dönemlerde dışarıda fazla vakit geçirmemeye dikkat etmesini önerdi. Doktor bilgisi dışında ilaç kullanılmaması gerektiğini söyleyen Sayaca, yaşam kalitesini bozan durumlarda mutlaka bir uzmana danışılması gerektiğini ifade etti.
Kaynak: Habertürk
https://www.haberturk.com/iklim-krizi-alerjiyi-tetikliyor-hastaliklar-hizla-artiyor-3874950
Haber girişi: 05.04.2026 - 12:26