08.05.2026
weather
14°
Yeni Medya Haber Sağlık En son ne zaman göz tansiyonu kontrolü yaptırdınız?

En son ne zaman göz tansiyonu kontrolü yaptırdınız?

Normal tansiyonumuzu sık sık ölçsek de göz tansiyonunu genelde hep göz ardı ederiz. Fakat hiç belirti vermeden ilerleyen ve körlüğe yol açabilen bu rahatsızlığı erken müdahale ile durdurmak elimizde

4 Dakika
OKUNMA SÜRESİ
En son ne zaman göz tansiyonu kontrolü yaptırdınız?

Göz tansiyonu olarak bilinen glokom, son aşamalara gelene kadar belirti göstermeyen ve sinsice ilerleyen tehlikeli bir hastalık olarak tanımlanıyor. Dünyada kataraktın ardından görme kaybına en çok sebep olan ikinci hastalık olan glokom, kalıcı körlüğe yol açabiliyor.

“Türkiye’de yaklaşık olarak 2,5 milyon kişinin glokom hastası olduğu tahmin edilmektedir. Bu hastalık her 100 kişiden yaklaşık ikisinde görülüyor. Hastaların yarısı glokom olduklarından habersizdir. Yaklaşık 300 bini düzenli tedavi almaktadır” diyen Kazım Devranoğlu, konuyla ilgili şu bilgileri paylaştı:

GENELLİKLE FARK EDİLMİYOR
Glokom, görme sinirinde çoğu zaman ağrı yapmadan ve gizli bir şekilde hasar oluşturabiliyor. Bu sinirdeki yıkımı durdurmanın en iyi yolu, erken teşhis koymak ve ilaç, lazer ya da cerrahi yöntemlerle göz içindeki basıncı düşürmektir. Ayrıca görme alanını korumaya yönelik farklı tedaviler de bulunmaktadır.

Hastalık ilerleyene kadar herhangi bir ağrı hissedilmez, ancak görme siniri yavaş yavaş zarar görmeye devam eder. Kişi, görmesinin azaldığını ancak hastalık son aşamaya geldiğinde fark edebilir. Çoğu zaman başka bir sorun için veya rutin kontrol amacıyla doktora gidildiğinde teşhis konulur.

İDEAL GÖZ TANSİYONU KAÇ OLMALI?
Sağlıklı bir insanda göz tansiyonunun 12-20 mmHg seviyelerinde olması beklenir. Bu sınırın üzerinde çıkan sonuçlar hastalık şüphesi uyandırsa da, değerler gün içinde değişebildiği için kesin tanı için düzenli takip yapılması şarttır.

YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜREBİLİR
Glokom mutlaka bir uzman tarafından izlenmeli ve tedavi edilmelidir. Kendi haline bırakılan hastalık, görme sinirini tamamen tahrip edebilir. Görme kaybının yanı sıra gözde bitmek bilmeyen şiddetli ağrılara yol açarak hastanın günlük hayatını çekilmez hale getirebilir.

Ülkemizde yaygın olan türü başlangıçta ağrısızdır. Görüş açısını dıştan içe doğru daraltır ve hasta bu kaybı ancak görmesi iyice azaldığında anlar.

EN YAYGIN GÖRÜLEN TİPLER
Türkiye'de çok sık rastlanan açık açılı glokom, başlangıç ve orta seviyelerde hiçbir belirti vermez. Daha nadir görülen kapalı açılı türde ise göz çevresinde ağrı, bulanık görme ve görme kaybı yaşanabilir. Bu şikayetlerin özellikle akşam saatlerinde, az ışıklı ortamlarda yaşanması karakteristiktir.

RİSK GRUBUNDAKİ KİŞİLER
Diyabet, yüksek tansiyon ve diğer metabolik rahatsızlıkları olanlar ile kanında yağ ve kolesterol oranı yüksek olan kişilerde risk daha fazladır. Ayrıca ağızdan, iğneyle veya damla şeklinde uzun süre kortizon kullanmak göz tansiyonunu yükselterek hastalığı tetikleyebilir.

ÇOCUKLARDA DA GÖRÜLEBİLİR
Göz içi basıncı normal sınırlarda olsa bile görme sinirinin zarar gördüğü "normal tansiyonlu glokom" türü de mevcuttur. Glokom, doğumdan yaşlılığa kadar her dönemde kapıyı çalabilen kronik bir sorundur. Maalesef bu rahatsızlık bebeklerde ve çocuklarda da görülebilmektedir.

glokom

TEDAVİYLE KAYIPLAR ÖNLENEBİLİR
0-3 yaş arasındaki çocuklarda görülen doğumsal glokomda, doğru tedaviyle yaşanan kayıplar geri çevrilebilir. Başarılı bir tedaviyle amaç, hastalığın ilerlemesini durdurmak ve daha fazla görme kaybı yaşanmasını engellemektir.

DÜZENLİ KONTROL ÇOK ÖNEMLİ
Glokom bir gözde varsa, diğer gözün de etkilenme ihtimali yüksektir. Hastalığın körlükle sonuçlanmaması için sürekli takip edilmesi gerekir. Tedavide ilaçlar, lazer uygulamaları ve cerrahi müdahaleler kullanılır. Bazı durumlarda sadece damla yeterliyken, doğumsal glokom gibi türlerde ana çözüm ameliyattır. Bitkisel yöntemler ise sadece ana tedaviye destek olarak, doktor onayıyla kullanılabilir.

HİÇBİR SORUNUNUZ OLMASA BİLE MUAYENE OLUN
Ailesinde glokom geçmişi olanların her yıl kontrole gitmesi gerekir. 40 yaşından sonra bu hastalığın görülme sıklığı arttığı için, herhangi bir şikayet olmasa bile düzenli göz muayenesi yaptırmak önerilir.

STRES VE UYKUSUZLUĞA DİKKAT
Telefon, tablet veya bilgisayar kullanımı glokomu doğrudan başlatmaz. Ancak yoğun stres ve uykusuzluk, vücuttaki stres hormonunu artırarak göz tansiyonunu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca spor yaparken baş aşağı durmak veya çok ağır yük kaldırmak, göz içindeki sıvı akışını yavaşlatarak tansiyonun yükselmesine neden olabilir.


Kaynak: Sözcü
Haber girişi: 06.05.2026 - 03:00

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *
Yeni araştırma: Akşam yemeği hem uykuyu hem de ertesi günkü  beslenmeyi etkiliyor

Yeni araştırma: Akşam yemeği hem uykuyu hem de ertesi günkü beslenmeyi etkiliyor