06.05.2026
weather
14°
Yeni Medya Haber Sağlık BBC uzmanları yanıtladı: Kişiliğimizin ne kadarı genlerimizde gizli?

BBC uzmanları yanıtladı: Kişiliğimizin ne kadarı genlerimizde gizli?

Yapılan son çalışmalar, karakter yapısının sadece genetik bir miras ya da yalnızca yaşanılan çevreyle tanımlanamayacağını kanıtlıyor. Uzmanlara göre insan davranışları; hem "çok genli" hem de "çok çevresel" bir etkileşimin ortak sonucu olarak şekilleniyor

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ
BBC uzmanları yanıtladı: Kişiliğimizin ne kadarı genlerimizde gizli?

Karakterin doğuştan mı geldiği yoksa zamanla mı oluştuğu konusu, bilim dünyasının en köklü tartışmalarından biri olmayı sürdürüyor. Genetik alanındaki son gelişmeler ise bu soruya daha karmaşık bir cevap sunuyor: İnsanın karakteri ne sadece genlerle ne de sadece çevreyle tam olarak açıklanabiliyor.

BBC'nin paylaştığı bilgilere göre, bu konudaki en çarpıcı örneklerden biri 2009 yılında İtalya'da yaşandı. Bir cinayet davasında Abdelmalek Bayout isimli sanık, DNA'sında "savaşçı gen" olarak bilinen bir özellik olduğu gerekçesiyle cezasının indirilmesini talep etti. Mahkeme bu savunmayı kısmen haklı bularak cezayı bir yıl düşürdü. Bilimsel ismiyle monoamin oksidaz A (MAOA) olan bu gen, 90'lı yıllardan beri saldırganlıkla bağdaştırılıyordu.

Ancak yıllar içinde genetik bilimi, bu tür basit yaklaşımların yetersiz olduğunu kanıtladı. Amsterdam UMC’de görev yapan Dr. Aysu Okbay, eskiden davranışların birkaç güçlü gen tarafından belirlendiğine inanıldığını fakat bu görüşün artık geçerli olmadığını ifade ediyor.

Bilim dünyası insanı "poligenik" bir varlık olarak görüyor

Günümüzde uzmanlar, kişilik özelliklerinin "poligenik" yani çok genli bir yapıya sahip olduğunu kabul ediyor. Bu, karakterin tek bir gen yerine binlerce genin ufak etkileriyle oluştuğu anlamına geliyor. Aynı durum çevre için de geçerli; tek bir büyük olaydan ziyade, yaşanılan çok sayıda küçük tecrübe kişiliği belirliyor.

İkizler üzerinde yapılan çalışmalar da bu karmaşık yapıyı doğruluyor. Genetik olarak tamamen aynı olan tek yumurta ikizlerinin karakterlerinin birebir aynı olmaması, çevrenin etkisini net bir şekilde gösteriyor. 1958 ile 2012 yılları arasını kapsayan dev bir analiz, karakter farklılıklarının yaklaşık yarısının genetik, geri kalanının ise çevresel nedenlere dayandığını ortaya koydu.

Genlerin etkisi %9 ile %18 arasında kalabilir

Yeni genetik araştırma yöntemleri, bu oranların bile net olmadığını gösteriyor. Genom çalışmaları, genetik mirasın karakter üzerindeki etkisinin %9 ile %18 civarında olabileceğine işaret ediyor. Bu durum bilim dünyasında bir tür "eksik miras" bilmecesi olarak görülüyor.

İnsan DNA’sının %99,9’u herkeste aynıyken, geriye kalan çok küçük bir bölüm milyonlarca farklı varyasyon barındırıyor. Bu küçük farkların her biri, karakter üzerinde minik ama birleşen etkiler yaratıyor. Öte yandan, piyango kazanmak veya kaza geçirmek gibi büyük olayların karakterde sanıldığı kadar kalıcı izler bırakmadığı görülüyor. Brent Roberts, yetişkinlikte yaşanan büyük travmaların kişilik üzerinde “beklendiği kadar derin iz bırakmadığını” ifade ediyor.

Karakterin temelleri anne karnında atılıyor

Çocukluk döneminde karşılaşılan zorlukların daha kalıcı etkileri olabildiği belirtiliyor. Erken yaşlardaki stres ve travmalar, ileride kaygı veya huzursuzluk gibi özelliklerin daha baskın olmasına yol açabiliyor.

Hatta karakterin anne karnındayken şekillenmeye başladığına dair teoriler de mevcut. "Fetal programlama" adı verilen görüşe göre, annenin hamilelikte yaşadığı stres bebeğin mizacını etkileyebiliyor. Örneğin 2022'de yapılan bir çalışma, gebelikte yoğun stres yaşayan annelerin bebeklerinde daha fazla korku gözlemlendiğini ortaya koydu.

Jana Instinske, genetik yatkınlığın her zaman aynı sonucu doğurmadığını, çevrenin bazı genleri “aktif hale getirebildiğini” belirtiyor. Uzmanlar, tüm bu verilere rağmen insanı sadece birkaç genle ya da tek bir olayla açıklamanın mümkün olmadığını vurguluyor. Karakter, genler ve çevrenin iç içe geçtiği bir sürecin ürünüdür.

Sonuç olarak insan doğası esnek bir yapıya sahiptir. Genetik yatkınlıklar önemli olsa da, kişinin hayatı boyunca nasıl davranacağını tek başına belirleyen bir kader değildir.


Kaynak: Gazete Oksijen 
Haber girişi: 04.05.2026 - 11:45

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *
Uzmanlardan Uyarı: Fazla Cips Tüketimi Demans Riskini Artırabilir

Uzmanlardan Uyarı: Fazla Cips Tüketimi Demans Riskini Artırabilir