Menderes Ovası’nın kalbi Germencik, "temiz enerji" maskesi altında yürütülen ekolojik yıkımın merkez üssü haline geldi. Bölgedeki JES borularından sızan ağır metaller ve bacalardan salınan çürük yumurta kokulu hidrojen sülfür gazı, hayatı durma noktasına getirdi. Germencik Çevre ve Doğa Derneği üyeleri, bölgedeki dehşet verici tabloyu kamuoyuyla paylaştı.
"İncir Artık Sadece İsimlerde Kaldı"
Bölgenin en büyük geçim kaynağı olan incir ve zeytin ağaçlarının JES sahalarına komşu olan kısımlarda tamamen kuruduğu, meyve verenlerin ise kalitesinin düştüğü vurgulanan haberde şu çarpıcı detaylara yer verildi:
• Asit Yağmurları: JES’lerin doğaya saldığı buharın, bölgede nem dengesini bozarak asit yağmurlarına dönüştüğü,
• Yeraltı Zehirlenmesi: Atık suların (reenjeksiyon yerine) dere yataklarına gizlice boşaltılmasıyla yer altı sularının bor ve ağır metal dolduğu,
• Toprak Ölümü: Bir zamanlar dünyanın en verimli toprakları arasında gösterilen ovanın, tuzlanma nedeniyle çoraklaştığı ifade edildi.
"Sıra İnsana Geldi: Kanser Vakaları Artıyor"
Ekolojik yıkımın sadece tarımla sınırlı kalmadığını belirten köylüler, sağlık verilerindeki artışa dikkat çekti. Germencikliler; "Ağaçlarımız kurudu, toprağımız öldü. Şimdi her evden bir kanser haberi alıyoruz. Soluduğumuz hava hava değil, zehir. Çocuklarımızın geleceği bu kuyu borularına hapsediliyor," diyerek tepkilerini dile getirdi.
"Zehirtermali Durdurun!"
Hukuk mücadelesini sürdüren yaşam alanı savunucuları, devletin denetim mekanizmalarının işlemediğini iddia ediyor. "Jeotermal değil, zehirtermal" sloganıyla yürütülen eylemlerde, yeni kuyu açma ruhsatlarının derhal iptal edilmesi ve mevcut santrallerin havaya, suya verdikleri zararın bağımsız heyetlerce denetlenmesi talep ediliyor.
https://www.evrensel.net/haber/5976036/jeotermal-degil-zehirtermal-germencikte-tarim-bitti-sira-insana-geldi