Müfredatta "Sadeleşme" mi, İçi Boşaltma mı?
Yeni dönem planlamasına göre, mevcut ders içeriklerindeki bilgi yoğunluğu %35 oranında azaltılıyor. Bakanlık bu adımı "derinlemesine öğrenme" olarak pazarlasa da, eğitim uzmanları temel bilim derslerinin ve felsefe grubunun budanmasından endişeli. Eleştirel düşüncenin yerini "değerler eğitimi" adı altındaki dini ve milli motiflerin alması, eğitimin laik ve bilimsel niteliğine yönelik bir müdahale olarak nitelendiriliyor.
Okul Kapılarında Yüz Tanıma Dönemi
Düzenlemenin en çok tartışılan ayağı ise "Okul Güvenlik Protokolü" oldu. Artık okul girişlerinde sadece nöbetçi öğretmen veya güvenlik görevlisi bulunmayacak; turnike sistemleri, yüz tanıma teknolojisi ve e-Devlet entegre giriş kartları zorunlu hale gelecek.
• Velilere Randevu Şartı: Veliler artık istedikleri zaman okul binasına giremeyecek, dijital sistem üzerinden önceden randevu almaları gerekecek.
• Anlık Bildirim: Öğrenci okul sınırından çıktığı anda velinin telefonuna otomatik mesaj gidecek.
Eğitim-Sen: "Okullar Hapishaneye Dönüştürülüyor"
Düzenlemeye tepki gösteren eğitimciler, güvenliğin teknolojik cihazlarla değil, okullardaki rehberlik servislerinin güçlendirilmesi ve şiddetin sosyolojik sebeplerinin çözülmesiyle sağlanacağını savunuyor. Okulların yüksek teller ve yüz tanıma sistemleriyle çevrilmesinin, çocukların psikososyal gelişimini olumsuz etkileyeceği vurgulanıyor.
Ders Saatleri ve Seçmeli Ders Dayatması
Yeni sistemle birlikte okulda kalış sürelerinin kısalması planlanırken, boşalan vakitlerin "sosyal etkinlik" adı altında belirli vakıf ve derneklerin kontrolündeki atölyelerle doldurulması hedefleniyor. Seçmeli ders havuzundaki daralma ise öğrencilerin kendi yetenekleri doğrultusunda ders seçme özgürlüğünü kısıtlıyor.
https://www.evrensel.net/haber/5982031/egitimde-yeni-donem-hem-ders-hem-guvenlik-sistemi-degisiyor