Gelenekselleşen festival kapsamında; Emirgan Korusu, Gülhane Parkı ve Sultanahmet Meydanı başta olmak üzere kentin dört bir yanındaki parklara dikilen milyonlarca lale, açan çiçekleriyle görsel bir şölen sunuyor. 160’a yakın farklı türün sergilendiği bu doğal festival, İstanbul’un tarihi dokusunu rengarenk bir örtüyle kaplarken, fotoğraf tutkunları ve doğaseverler için eşsiz manzaralar oluşturuyor.
Turizm profesyonelleri, lale mevsiminin İstanbul’un "nisan ayı turizm verilerini" doğrudan zirveye taşıdığını vurguluyor. Özellikle Orta Doğu, Avrupa ve Uzak Doğu’dan gelen turist gruplarının tur programlarının merkezine "Lale Rotaları"nı koyması, kentin konaklama ve gastronomi sektörüne büyük bir canlılık getiriyor. Sadece bir çiçek gösterisi değil, aynı zamanda konserler, ebru sanatı atölyeleri ve fotoğraf yarışmalarıyla zenginleşen festival; İstanbul’u bir "yaşam stili destinasyonu" olarak küresel vitrine çıkarıyor.
Festivalin en dikkat çekici noktalarından biri olan ve binlerce laleden oluşturulan "Dünyanın En Büyük Lale Halısı" ise Sultanahmet Meydanı'nda Ayasofya’nın gölgesinde ziyaretçilerini bekliyor. Nisan sonuna kadar sürecek olan bu doğa buluşması, kentin gri çehresini tamamen değiştirirken, ziyaretçilere baharın tüm enerjisini hissettiriyor. İstanbul, lalenin ana vatanı olarak bu zarif çiçeğin hikayesini 2026 yılında da tüm dünyaya anlatmaya devam ediyor.
Kaynak: www.sozcu.com.