Şehrin yemek pazarlarını şafaktan gün batımına kadar yöneten ve "casera" olarak bilinen yerli Aymara kadınları, binlerce çeşit yerel patates, mısır, kinoa ve nadir meyveleri satarak bu dönüşümün temelini oluşturuyor. Uzun yıllar komşularının gerisinde kalan Bolivya mutfağı, bu kadınların biriktirdiği kadim bilgi ve genç kadın şeflerin vizyonuyla yeniden tanımlanıyor.
Bu hareketin en önemli temsilcilerinden biri olan genç şefler, yurt dışındaki eğitimlerinin ardından La Paz’a dönerek yerel malzemeleri merkeze alan restoranlar açıyor. "Yeni bir mutfak icat etmiyorum, Bolivya'nın zaten bir mutfağı var" diyerek yola çıkan bu isimler, neredeyse tamamı kadınlardan oluşan ekipleriyle geleneksel tarifleri modernize ediyor. Ekonomik kriz ve siyasi gerilimlere rağmen bu girişimler, Latin Amerika'nın en iyi restoranları listelerine girmeyi başararak uluslararası dikkat çekiyor.
Mutfaktaki bu değişim sadece lezzetle sınırlı kalmıyor; yerli kimliğin ve kadın emeğinin onurlandırıldığı bir toplumsal harekete dönüşüyor. Restoranların duvarlarını süsleyen yerel sanatçıların eserlerinden, arka planda çalan folklorik müziklere kadar her detay, Bolivya mirasını yüceltmeyi hedefliyor. La Paz'ın bu yeni gastronomi sahnesi, önce kendi insanına ardından dünyaya kapılarını açarken, kadınların azmi ve üretkenliği sayesinde Bolivya’yı küresel lezzet haritasında yeni bir cazibe merkezi haline getiriyor.
Kaynak: www.odatv.com/gastroda/la-pazda-kadinlarin-yazdigi-gastronomi-devrimi-120140315