26.02.2026
weather
14°
Yeni Medya Haber Sağlık "Mikrodalgada güvenli" etiketi gerçekten güvenli mi? Greenpeace'ten uyarı

"Mikrodalgada güvenli" etiketi gerçekten güvenli mi? Greenpeace'ten uyarı

Greenpeace tarafından yayımlanan son rapor; hazır gıdalardaki “mikrodalgada güvenli” etiketinin, tüketicilerde yanıltıcı bir güven duygusu yaratabileceğine vurgu yapıyor

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ
"Mikrodalgada güvenli" etiketi gerçekten güvenli mi? Greenpeace'ten uyarı

Greenpeace tarafından yayınlanan yeni bir rapor, plastik ambalajlı hazır yemeklerin gizli sağlık riskleri üzerine son zamanlarda yapılan 24 bilimsel çalışmayı analiz etti. Bu analiz yüzbinlerce küçük plastik parçacığın kişilerin sağlık durumuna geniş kapsamlı etkileri olabilecek tehlikeli kimyasallarla birlikte yiyeceklere sızdığını ortaya koyuyor.

Greenpeace Amerika Birleşik Devletleri'nin küresel plastik kampanyalarından sorumlu lideri Graham Forbes, "İnsanlar plastik ambalajlı bir yemek satın alıp ısıtırken zararsız bir seçim yaptıklarını düşünüyor. Ancak asla yiyeceklerimizin içinde veya yakınında olmaması gereken mikroplastiklerden ve tehlikeli kimyasallardan oluşan bir kokteyle maruz kalıyoruz" diyor.

Çevreyi tüm yaşam döngüleri boyunca plastik yiyecekler kirletiyor

Euronews’un aktardığına göre; plastik yiyecek filmleri ve tepsileri, enerji yoğun üretimden fosil yakıtların çıkarılmasına ve nihai imhaya kadar tüm yaşam döngüleri boyunca çevre kirliliğine yol açıyor. Zamanı geldiğinde bu tek kullanımlık plastikleri çöpe atmanın, çok katmanlı malzemeleri nedeniyle geri dönüşümü zorlaştırdığı belirtiliyor.

Mikro ve nanoplastiklere parçalanırken toprakta, nehirlerde ve okyanuslarda birikerek hayvanlara zarar veriyor ve gıda sistemine yeniden dahil oluyor. Döngüsel ekonomiye girseler bile plastiklerin kalitesi düşüyor ve tehlikeli katkı maddelerinin yeni ürünlere tekrar salınmasına neden olabiliyor. Rapor, 'mikrodalgada güvenli' ibaresiyle işaretlenen hazır gıdaların tüketicilere yanıltıcı bir güvence verebileceği konusunda uyarıyor. Raporun yazarları; bu etiketin genellikle gıdaya kimyasal katkı maddeleri veya mikroplastik salıp salmadığıyla değil, kabın yapısal stabilitesiyle ilgili olduğunu öne sürüyor. Euronews'un verdiği bilgiye göre, plastikler 4 bin 200'den fazla tehlikeli kimyasal içeriyor. Raporda bunların çoğunun gıda ambalajında ​​düzenlenmediği ve bazılarının kanser, hormon bozulması ve metabolik hastalıklarla bağlantılı olduğu belirtiliyor.

Rehberlik yok

Daha uzun ısıtma süreleri, yüksek sıcaklıklar, yıpranmış kaplar ve kimyasalları daha fazla emen yağlı gıdalar; rapora göre yemeklere sızan katkı maddesi ve plastik parçacığı miktarını ciddi oranda artırıyor. Gıda ambalajlarından salınan mikroplastiklere dair düzenleyici rehberliğin dünya genelinde yetersiz olduğu belirtilen raporda, endüstriyel reddin bu düzenlemelerdeki gecikmelere yol açtığı ifade ediliyor.

Avrupa Birliği bünyesinde gıdayla temas eden plastikler; bilinen kimyasal maddeler için belirlenen 'geçiş limitleri' üzerinden, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi'nin tavsiyeleriyle düzenleniyor ancak mikroplastik parçacıklar için şu an belirli bir eşik değeri bulunmuyor. Küresel plastik üretiminin 2050 yılına kadar iki katından fazla artması bekleniyor ve plastik ambalajlar bu tablonun büyük bir bölümünü oluşturuyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın analizi, şu anda tüm plastiklerin yüzde 36'sını oluşturduğunu gösteriyor.

Küresel danışmanlık firması Towards FnB tarafından yapılan araştırma, halihazırda değeri 160 milyar euroyu aşan plastik ambalajlı hazır yemeklerin 2034 yılında yaklaşık 300 milyar euroya ulaşabileceğini gösteriyor.  Gelecek Birleşmiş Milletler Küresel Plastik Anlaşması kapsamında, gıdayla temas eden plastiklerin daha sıkı küresel kontrollere tabi tutulması gerektiğini Greenpeace savunuyor.

Kaynak: Gazete Oksijen 
https://gazeteoksijen.com/saglik/greenpeaceten-uyari-mikrodalgada-guvenli-etiketi-gercekten-guvenli-mi-266837
#Sağlık#SıfırAtık#Plastik

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *
Acı gerçek, TÜİK raporuyla ortaya çıktı

Acı gerçek, TÜİK raporuyla ortaya çıktı