Senelerdir genetik kodumuzu, hücre çekirdeklerimizin içinde kıpırdamadan duran devasa bir kütüphaneye benzettik. Fakat Salk Enstitüsü araştırmacıları tarafından paylaşılan yeni bir çalışma, bu yapının aslında devamlı hareket eden, sayfaları durmaksızın açılıp kapanan dinamik bir form olduğunu kanıtlıyor.
İnsan genomu tahminen altı milyar baz çiftini bünyesinde barındırır. Bu devasa veri yığınının mikroskobik bir hücre çekirdeğine sığabilmesi adına, DNA'nın karmaşık halkalar ve döngüler şeklinde katlanması zorunludur. Nature Genetics dergisinde yer alan araştırmaya göre, bu katlanma süreci bir defaya mahsus gerçekleşip tamamlanmıyor. Cohesin ve NIPBL isimli özel proteinler, adeta birer "moleküler makine" işlevi görerek DNA üzerinde aralıksız yeni döngüler meydana getiriyor ve bunları bozuyor.
Salk Enstitüsü'nden Doçent Jesse Dixon, mevzuyu şu sözlerle aktarıyor:
"İlginç olan, bu katlanmanın bir kez gerçekleşip orada kalmaması. Genom sürekli bir açılma ve yeniden katlanma döngüsü içinde. Bu hareket, hangi genlerin 'açık' hangilerinin 'kapalı' kalacağını doğrudan belirliyor."
Hücre kimliği bu hareketlilikle şekilleniyor
Uzmanlar, söz konusu hareketliliğin tesadüfi olmadığını gözlemledi. Kalp hücrelerinde kalbe dair genler, nöronlarda ise beyne ilişkin genler çok daha süratli ve dinamik bir biçimde katlanıyor. Bilim insanlarına göre bu "hareketlilik", hücrenin kendi kimliğini muhafaza etmesine olanak tanıyor.
Çalışmanın başyazarı Dr. Tessa Popay, "Bu sürekli hareket, hücrenin kim olduğunu hatırlamasına yardımcı oluyor" ifadesini kullanıyor. Şayet bu ritim aksarsa veya durursa, hücre görevini "unutabiliyor"; bu durum da kontrol dışı hücre büyümesine, yani kansere zemin hazırlayabiliyor.
Kanser araştırmalarında bu keşif neden kritik?
Günümüzdeki kanser tedavilerinin büyük bir kısmı genetik mutasyonlara, yani kodun bizzat kendisindeki hatalara odaklanmış durumda. Ancak bu araştırma, kodun kendisinde sorun olmasa dahi katlanma şeklindeki bir bozukluğun hastalığı başlatabileceğini ortaya koyuyor.
Dixon ve çalışma arkadaşları, kanserin bu katlanma sistemlerini suiistimal ederek hücre kimliğini yönlendirdiğini ve denetimsiz büyümeyi tetiklediğini öngörüyor. Bu dinamikleri çözmek, ileride sadece genleri değil, DNA’daki hatalı katlanma biçimlerini de onaracak yeni tedavi tekniklerinin önünü açabilir.
Kaynak: Gazete Oksijen
https://gazeteoksijen.com/saglik/kanser-tedavisinde-cigir-acabilir-dnanin-hareket-ettigi-kesfedildi-270593
Haber girişi: 31.03.2026 - 14:37