Yürüyüş yapmak, hem beden hem de akıl sağlığını korumak için son derece etkili bir yöntem olarak kabul ediliyor. Üstelik tıp dünyasına göre bu basit aktivitenin sağladığı yararlar tahmin edilenin çok daha ötesinde olabilir.
The Huffington Post'un paylaştığı; 2017 basımı Harvard Health özel raporuna göre, her gün ortalama 21 dakika boyunca yürümek kalp rahatsızlıklarına yakalanma riskini yüzde 30 seviyesinde aşağı çekebiliyor. Söz konusu raporda yürüyüşün; şeker hastalığı ve kanser ihtimalini azalttığı, yüksek tansiyon ile kolesterolü dengelediği ve hafızayı taze tutmaya katkı sağladığı bilgileri de yer alıyor.
Hekimler, sadece bu maddelerin bile harekete geçmek için yeterli bir sebep olduğunu ifade ederek, günlük yaşantıya daha çok hareket katabilmek adına çeşitli yollar öneriyor.
Her yaş ve her bünye için kazançlı
Cleveland Clinic Spor Kardiyolojisi Merkezi Eş Direktörü Dr. Tamanna Singh, hayatın bir parçası haline getirilen yürüyüşlerin, kalp ve damar kaynaklı ölüm riskini azaltan son derece faydalı bir idman türü olduğunu belirtti.
Singh’e göre yürüyüş yapmak, ağır tempo koşular ya da yoğun spin dersleri kadar yüksek bir efor gerektirmese de en az onlar kadar etkili. Üstelik her yaştan ve farklı sağlık durumuna sahip her bireyin genel sağlık durumunu iyileştirmesine olanak tanıyor.
“Yürüyüşten herkes fayda sağlayabilir” diyen Singh, kalp-damar hastalığı riski düşük kişilerin hastalıkları önleyebileceğini, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet veya obezite gibi sorunları olan kişilerin ise sağlık hedeflerine ulaşmak ve gelecekte oluşabilecek felç ya da kalp krizlerini önlemek için yürüyüşü kullanabileceğini ifade etti.
Harvard Health raporunda da bu aktivitenin çok yönlü etkilerine vurgu yapılarak, “Bir sonraki doktor kontrolünüzde size yürüyüş reçetesi verilirse şaşırmayın” denildi.
Masa başı çalışmanın zararlarını dengeliyor
Uzaktan ya da ofis ortamında çalışmanın pek çok kolaylığı olsa da uzman isimler, gün boyu koltuktan kalkmamanın zaman içerisinde sağlığı tehlikeye atabileceğine işaret ediyor.
Harvard Üniversitesi evrimsel biyoloji profesörü Dan Lieberman daha önce HuffPost’a yaptığı açıklamada, “Sorun sandalyelerin kötü olması değil. Asıl problem, egzersiz yapmadan çok fazla oturmak” dedi.
Dr. Singh de gün içinde çıkılacak küçük yürüyüşlerin, sürekli oturarak geçirilen saatleri bölmek adına harika bir fırsat sunduğunu ve bunun uzun vadede vücuda büyük bir iyilik olduğunu aktardı.
Sosyalleşerek hareket edin
Singh’e göre bir arkadaş grubuyla ya da bir dostla beraber yürümek, bu aktiviteyi sürekli kılmanın en kolay formüllerinden biri.
Bir yakınınızla önceden sözleştiğinizde erteleme ihtimalinizin düştüğünü dile getiren Singh, bu sayede kişilerin karşılıklı olarak birbirini motive ettiğini dile getirdi.
Hekimler ayrıca bu yürüyüşlerin illa ki insanı tüketen çok hızlı tempolarda yapılması gerekmediğini hatırlatıyor. Sadece dışarı çıkıp adım atmak bile vücuda iyi geliyor. Üstelik yürürken edilen hoş bir sohbet, bu fiziksel faaliyeti çok daha eğlenceli bir aktiviteye dönüştürebiliyor.
Eğlenceli içeriklerden destek alın
Tek başına spor yapmaktan keyif alanlar için ise uzmanların tavsiyesi; yürüyüş esnasında müzik, podcast kanalları ya da sesli kitaplar dinlemek yönünde.
Singh, beğenilen bir yayını ya da müzik listesini yalnızca yürüyüş saatlerine özel kılmanın motivasyonu ciddi şekilde besleyeceğini belirterek, “Bu yöntem, yürüyüş için heyecan duymanızı sağlar ve sevdiğiniz şeyi dinleme ödülü sunar” dedi.
Zamanınız kısıtlıysa adımlarınızı küçük tutun
Yoğun iş temposu, evdeki koşturmaca ve bitmeyen sorumluluklar arasında her gün kesintisiz 21 dakika ayırmak herkes için mümkün olmayabiliyor. Bu noktada uzmanlar, büyük hedefler yerine ufak başlangıçlar yapmanın önemine değiniyor.
Harvard Health raporunda, “Bir dakikalık kısa bir yürüyüş bile fayda sağlar” ifadesi kullanılarak her hareketin değerli olduğu hatırlatılıyor.
Metinde ayrıca Utah Üniversitesi tarafından 2014'te yapılan bir araştırmaya da yer veriliyor. Bu çalışmaya göre, kadınların gün içinde yaptığı her bir dakikalık tempolu yürüyüş bile obezite yaşama riskini yüzde 5 oranında düşürüyor.
Sağlık danışmanları, süreci zamana yaymayı öneriyor. Örnek vermek gerekirse, telefonla yapılan iş görüşmelerini odada yürüyerek gerçekleştirmek ya da gün içine serpiştirilmiş birkaç dakikalık hareket molaları vermek günlük adım sayısını artırabiliyor.
Zaman ilerledikçe yürüyüş sürelerini uzatmak, hızı değiştirmek ya da yokuş yukarı rotalar seçmek gibi farklı seviyeler de plana dâhil edilebilir. Singh’e göre buradaki asıl sır, ne kadar süre yapıldığından ziyade bunu düzenli bir yaşam alışkanlığı haline getirebilmekte yatıyor.
Kaynak: Gazete Oksijen
Haber girişi: 17.05.2026 - 10:49