02.06.2026
weather
14°
Yeni Medya Haber Sağlık Diş sağlığını koruyan 7 günlük rutin

Diş sağlığını koruyan 7 günlük rutin

Uzmanlar, ağız sağlığının sadece dişleri değil genel sağlığı da yakından etkilediğini vurguluyor. Diş çürükleri ile diş eti rahatsızlıkları ve birçok sağlık problemi arasında bağ bulunduğunu aktaran uzmanlar, daha sağlıklı dişler adına günlük yaşama dahil edilebilecek yedi alışkanlığa dikkat çekiyor

4 Dakika
OKUNMA SÜRESİ
Diş sağlığını koruyan 7 günlük rutin

ABD’de 20-64 yaş aralığındaki yetişkinlerin yaklaşık beşte birinde tedavi edilmemiş en az bir diş çürüğü bulunduğu belirtiliyor. Bu veriler, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin kayıtlarına dayanıyor.

Uzmanlar, bu durumun arkasında farklı nedenler olduğunu söylerken, diş tedavilerinin yüksek maliyetinin en önemli etkenlerden biri olduğuna dikkat çekiyor. Amerikan Diş Hekimleri Birliği (ADA) Sağlık Politikaları Enstitüsü’nün raporuna göre, bireylerin yüzde 13’ü masraflar nedeniyle düzenli diş bakımını ihmal ediyor. Diğer sağlık hizmetlerinde ise bu oran yüzde 4-5 seviyelerinde kalıyor.

Diş hekimi korkusu da birçok kişinin kontrollerini ertelemesine neden olabiliyor. Journal of the American Dental Association’da yayımlanan bir araştırmaya göre insanların yüzde 70’inden fazlası farklı seviyelerde diş hekimi kaygısı yaşıyor. Katılımcıların dörtte birinden fazlası ise ciddi düzeyde korku hissediyor. Diş tedavisinden çekinenlerin yaklaşık yüzde 30’u tamamen tedaviden uzak duruyor.

Uzmanlar, ağız sağlığının sadece dişlerle ilgili olmadığını, genel sağlık üzerinde de önemli etkileri bulunduğunu vurguluyor. Ayrıca ağız sağlığını korumak için her zaman diş hekimi koltuğuna oturmanın gerekmediği, günlük hayatta yapılacak küçük değişikliklerin de fayda sağlayabileceği ifade ediliyor.

Araştırmalar; ağız sağlığı problemlerinin depresyon, romatoid artrit, astım, Tip 2 diyabet ve demans gibi birçok sağlık sorunu ile bağlantılı olabileceğini ortaya koyuyor.

Diş hekimi Ada Cooper’a göre bununla ilgili iki temel teori bulunuyor. İlkine göre çürükler ve diş eti hastalıkları ağız içinde iltihaplanmaya neden oluyor, bu durum da vücudun farklı bölgelerinde iltihabı artırabiliyor. İkinci teori ise ağızdaki bazı bakterilerin kan dolaşımına geçerek diğer organları etkileyebilmesi üzerine kurulu.

Bazı rahatsızlıklarda bu ilişki çift yönlü olabiliyor. Örneğin kontrol altına alınamayan diyabet, ağız enfeksiyonu riskini yükseltirken; diş eti hastalıkları da kan şekerinin düzenlenmesini zorlaştırabiliyor.

Uzmanlar, bazı durumlarda ise ortak biyolojik süreçlerin etkili olabileceğini düşünüyor. Yapılan çalışmalar, romatoid artrit ve diş eti hastalıklarında görülen bazı bağışıklık tepkilerinin benzer iltihap mekanizmalarıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor.

Depresyon da ağız sağlığıyla bağlantılı görülen sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. Araştırmalar, depresyon yaşayan kişilerin diş hekimi kontrolüne daha az gittiğini, bunun da çürük ve diğer diş hastalıklarının tedavisiz kalma riskini artırdığını ortaya koyuyor.

Kanadalı periodontolog Amar Sabharwal ise depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçların tükürük üretimini azaltabildiğini, bunun da çürük oluşma ihtimalini yükseltebildiğini belirtiyor.

Ağız sağlığını korumak için neler yapılmalı?

Cooper, herhangi bir ağrı veya belirti olmasa bile düzenli diş hekimi kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini söylüyor. Ona göre bu kontroller, sorunların erken fark edilmesini sağlayarak daha kolay ve daha düşük maliyetli tedavi imkanı sunuyor.

Diş hekimine gitme sıklığının kişiden kişiye değişebileceğini belirten Cooper, bazı insanların yılda bir ya da iki kontrolle ağız sağlığını koruyabildiğini, bazılarının ise daha sık takip edilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Uzmanların önerdiği günlük alışkanlıklar şöyle sıralanıyor:

  • Dişleri günde iki kez, en az iki dakika boyunca florürlü diş macunu ve yumuşak kıllı fırça ile fırçalamak
  •  Günde en az bir kez diş ipi ya da ara yüz temizleyicisi kullanmak
  • Yeterli miktarda su tüketmek
  • Yemeklerden sonra 20 dakika kadar şekersiz sakız çiğneyerek tükürük üretimini artırmak
  • Gazlı içecekler, şekerlemeler, kahvaltılık gevrekler ve hamur işlerinde bulunan ilave şekeri azaltmak
  • Öğün aralarında sık sık atıştırmamak
  • Asitli yiyecek ve içeceklerin ardından diş fırçalamadan önce 30-60 dakika beklemek ve ağzı suyla çalkalamak

Uzmanlara göre bu alışkanlıklar yalnızca ağız ve diş sağlığını değil, genel sağlığı da olumlu yönde etkiliyor. Cooper, “Ağız, vücudun geri kalanına açılan bir pencere gibidir. İyi ağız hijyeni ve iyi ağız sağlığı olmadan sağlıklı olmak mümkün değildir” değerlendirmesinde bulunuyor.


Kaynak: Gazete Oksijen 
Haber girişi: 02.06.2026 - 15:33

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *
Tarih öncesi çağlarda denizlerin hâkimi dinozorlar değildi

Tarih öncesi çağlarda denizlerin hâkimi dinozorlar değildi