Kırışıklıkları azaltmak için uygulanan botoks, dünya çapında en yaygın kozmetik işlemler arasında yer alıyor. Her yıl milyonlarca enjeksiyon yapılırken tedavi çoğunlukla güvenli görülüyor; buna karşın son yıllarda yapılan çalışmalar, uzun vadeli etkilerine dair yeni sorular ortaya çıkarıyor.
Botoks, güçlü bir nörotoksin olan ve Clostridium botulinum bakterisi tarafından üretilen maddeden elde ediliyor. Sinirlerin kaslara gönderdiği sinyalleri geçici olarak engelleyen bu madde, kasların gevşemesini sağlıyor ve böylece ince çizgilerle kırışıklıklar birkaç ay boyunca azalıyor.
Etkisi genellikle üç ila dört ay sürdüğü için botoks uygulamasının düzenli aralıklarla tekrarlanması gerekiyor.
Yan Etkiler Genellikle Hafif Seyrediyor
Botoksun en yaygın yan etkilerinin hafif ve geçici olduğunu uzmanlar belirtiyor. Enjeksiyon bölgesinde morarma, ağrı, şişlik, baş ağrısı ya da grip benzeri belirtiler görülebilirken bazı kişilerde geçici kas zayıflığı veya göz kapağında düşme yaşanabiliyor.
Nadir durumlarda ise daha ciddi reaksiyonlar görülebiliyor. 2024 yılında ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), sahte ya da yanlış uygulanmış botoks nedeniyle 22 kadında zararlı reaksiyon geliştiğini duyurdu; bu vakaların 11’i hastaneye kaldırıldı ve altı kişiye botulizm riski nedeniyle antitoksin verildi.
Belirtiler arasında çift görme, konuşma bozukluğu, yutma güçlüğü, solunum sıkıntısı, halsizlik ve kas zayıflığı yer aldı. Tüm vakaların, sağlık kuruluşu dışında ve yetkisiz kişiler tarafından yapılan enjeksiyonlardan sonra ortaya çıktığı bildirildi.
Uzmanlar, söz konusu risklerin çoğunlukla sahte ya da kontrolsüz ürünlerden kaynaklandığını ifade ediyor. University College London’dan plastik cerrahi profesörü Ash Mosahebi, uygun dozda ve doğru şekilde üretilmiş botulinum toksininin ciddi yan etki oluşturma ihtimalinin oldukça düşük olduğunu söylüyor.
Uzun Vadeli Etkiler Hâlâ Net Değil
Botoksun uzun vadeli etkilerine ilişkin veriler sınırlı kalmaya devam ediyor. Klinik çalışmaların çoğu hastaları yalnızca birkaç ay boyunca takip ediyor.
Bazı araştırmalar ise düzenli kullanımın yüz kaslarında kalıcı değişikliklere yol açabileceğini ortaya koyuyor. 2022’de yayımlanan bir inceleme, son enjeksiyondan dört yıl sonra bile kas yapısı ve işlevinde değişimler görülebildiğini gösterdi.
Kasların uzun süre kullanılmaması zamanla zayıflamalarına neden olabiliyor. Mosahebi’ye göre yüz kaslarının sürekli felç edilmesi de benzer bir etki yaratabiliyor ve bu durum bazı kişilerde mimiklerin azalmasına yol açabiliyor.
Beyin ve Duygular Üzerinde Etki İhtimali
Botoksun psikolojik etkileri üzerine de çalışmalar yürütülüyor. 2023’te gerçekleştirilen küçük ölçekli bir beyin görüntüleme çalışması, enjeksiyon sonrası bazı katılımcılarda duyguları işleyen beyin bölgelerinde farklı aktivite saptandığını ortaya koydu.
Bilim insanlarına göre insanlar, başkalarının duygularını anlamak için yüz ifadelerini farkında olmadan taklit ediyor. Yüz kaslarının botoks nedeniyle felç edilmesi bu taklit mekanizmasını sınırlayabilir ve duyguların algılanmasını etkileyebilir.
Buna karşılık bazı araştırmalar, kaş çatmayı zorlaştıran botoks uygulamasının depresyon belirtilerini azaltabileceğini öne sürüyor.
Risk Nasıl Azaltılabilir?
Botoksun güvenliğinin büyük ölçüde uygulamanın kim tarafından ve hangi koşullarda yapıldığına bağlı olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, enjeksiyonların mutlaka lisanslı sağlık profesyonelleri tarafından ve tıbbi ortamlarda gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Botoks üreticisi Allergan Aesthetics de yalnızca yetkili sağlık çalışanlarına başvurulması gerektiğini ifade ediyor.
Bilim insanlarına göre doğru şekilde uygulandığında botoksun güvenlik profili genel olarak oldukça iyi. Ancak kullanım yaygınlaştıkça uzun vadeli etkilerin daha kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiği özellikle vurgulanıyor.
Kaynak: Gazete Oksijen
https://gazeteoksijen.com/saglik/botoks-gercekten-ne-kadar-guvenli-uzun-vadeli-etkileri-tartisiliyor-267562
Haber girişi: 04.03.2026 - 11:39