Tiyatroyu sadece bir seyirlik değil, aynı zamanda bir "başkaldırı meydanı" olarak tanımlayan sanatçı; sahnenin, insanın kendisiyle, toplumla ve sistemle hesaplaştığı en özgür alanlardan biri olduğunu vurguladı. Sanatın, zor zamanlarda toplumun nefes alabileceği bir liman olma görevini her zaman sürdürdüğünü belirtti.
Düşenkalkar, günümüz tiyatro izleyicisinin profili ve değişen sahne dilleri hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Teknolojinin ve dijitalleşmenin sanata etkilerini yadsımadığını ancak tiyatronun "insandan insana, canlı ve o anda" gerçekleşen büyüsünün hiçbir zaman kaybolmayacağını ifade etti. Genç oyunculara ve tiyatro topluluklarına dair görüşlerini paylaşırken, sadece teknik becerinin yeterli olmadığını, sanatçının toplumsal bir duyarlılığa ve entelektüel bir birikime sahip olması gerektiğini hatırlattı.
Röportajda, tiyatronun ekonomik zorluklarla mücadelesine ve devlet desteğinin önemine de değinen usta oyuncu, sanatın her koşulda varlığını sürdüreceğine olan inancını koruduğunu söyledi. "Tiyatro bir yüzleşmedir," diyen Düşenkalkar, sahnede anlatılan her hikâyenin aslında seyircinin ruhunda bir iz bırakmayı amaçladığını belirtti. Sanatçı, yeni projeleri ve sahneye koymayı planladığı oyunlar hakkında da ipuçları vererek, sanat hayatı boyunca "insanı insana insanla anlatma" ilkesinden asla ödün vermediğini sözlerine ekledi.
Kaynak: Https://www.cumhuriyet.com.tr/kultur-sanat/ali-dusenkalkar-cumhuriyet-e-konustu-tiyatro-baskaldiri-meydanidir-2488604