İzmir’in tarihi dokusunu korumak için yürütülen restorasyon projeleri, mülkiyet krizinin gölgesinde kaldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarıyla kamulaştırdığı, projelendirdiği ve harabe halinden kurtarıp kente kazandırdığı tarihi Namazgah Hamamı, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen tescil davaları ve mülkiyet transferleri ile belediyenin elinden alınıyor.
"Biz İhya Ettik, Onlar Sahiplendi"
İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ve kent savunucuları, yaşanan süreci "hukuk eliyle kaynak gaspı" olarak nitelendiriyor. Haberde öne çıkan kritik noktalar şunlar:
• Kamulaştırma Bedeli: Belediyenin mülk sahiplerine bedelini ödeyerek aldığı yapının, restorasyon bittikten sonra "mazbut vakıf" statüsüne sokularak bedelsiz devredilmesi.
• Halkın Bütçesi: İzmirlilerin vergileriyle yapılan milyonluk restorasyon yatırımlarının, kullanım hakkı belediyede kalması gerekirken merkezi idareye geçmesi.
• Sıradaki Hedef Namazgah: Agora ve çevresindeki tarihi aksın en önemli parçalarından biri olan Namazgah Hamamı’nın da benzer bir yöntemle vakıf mülkiyetine geçirilmek istenmesi.
Siyasi ve Hukuki Tartışma Büyüyor
Belediye kanadı, bu el koymaların yerel yönetimin hizmet alanını daraltmaya yönelik siyasi bir hamle olduğunu savunurken; Vakıflar Genel Müdürlüğü ise "ecdad yadigarı eserlerin vakfiyesine rücu ettirildiği" gerekçesini sunuyor. Ancak hukukçular, kamulaştırma bedeli belediye tarafından ödenmiş taşınmazların bu şekilde devrinin mülkiyet hakkına aykırı olabileceği uyarısında bulunuyor.
"Tarih İzmirlilerindir"
İzmir Barosu ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, kentin sembol yapılarının Ankara’dan yönetilmesine karşı çıkarak; "Belediye buraları kültür merkezi, kütüphane veya müze yaparak halka açıyor. Vakıflara geçtiğinde ise bu yapıların ticari işletmelere kiraya verilme riski doğuyor," endişesini dile getirdi.
https://www.evrensel.net/haber/5976435/izmir-buyuksehir-belediyesi-kamulastirdi-restore-etti-vakiflar-el-koydu-tarihi-namazgh-hamamina-da-goz-diktiler