Dünyaca ünlü Sultaniye üzümlerinin vatanı Alaşehir Ovası, bir kez daha jeotermal enerji santrallerinin (JES) kuşatması altında. Yerel halkın ve çevre örgütlerinin yıllardır sürdürdüğü hukuk mücadelesinde, Danıştay’dan ekoloji savunucularını hayal kırıklığına uğratan, sermayeyi ise sevindiren bir karar çıktı.
Bilim "Yapmayın" Diyor
Dava sürecinde atanan bağımsız bilirkişi heyeti, bölgede incelemelerde bulunarak kapsamlı bir rapor hazırlamıştı. Raporda, 91 kuyuluk projenin hayata geçmesi durumunda:
• Toprağın Tuzlanması: Yeraltından çıkan ağır metallerin tarım arazilerini verimsizleştireceği,
• Su Kaynaklarının Zehirlenmesi: Akiferlerin (yeraltı su depoları) jeotermal akışkanla kirleneceği,
• Hava Kirliliği: Çıkan gazların bölgedeki üzüm bağlarında rekolte ve kalite kaybına yol açacağı,
bilimsel verilerle kanıtlanmıştı.
Hukuk Bilimi Değil, Projeyi Seçti
Yerel mahkemenin bilirkişi raporuna dayanarak verdiği "iptal" kararı, Danıştay tarafından bozuldu. Danıştay, bilimsel uyarıları görmezden gelerek 91 kuyuluk dev projenin önündeki engelleri kaldırdı. Karar, bölgede yaşayan köylüler ve yaşam alanı savunucuları tarafından "tarımın ve geleceğin feda edilmesi" olarak yorumlandı.
Üretici Tedirgin: "Üzüm Gidecek, Zehir Gelecek"
Alaşehirli üreticiler, karara sert tepki gösterdi. Jeotermal kuyularından salınan buharın ve sızan atıkların şimdiden bağlara zarar verdiğini belirten çiftçiler, "Biz bu topraklarla doyuyoruz, bu kararla sadece bizim değil, tüm Türkiye’nin sofrası kirlenecek" dedi. Çevre örgütleri ise karara karşı Anayasa Mahkemesi dahil tüm hukuki yolları zorlamaya devam edeceklerini duyurdu.
https://www.evrensel.net/haber/5975595/bilirkisi-zararli-dedi-danistay-kapiyi-acti-alasehirde-91-kuyuya-yargi-onayi