Akademik kadro atamalarında uzun süredir tartışma konusu olan "puanlama ve tercih" kriterlerine Danıştay’dan müdahale geldi. Bir üniversitede yapılan öğretim üyesi alımı sınavında, puanı daha düşük olan adayın atanması üzerine açılan davada, yargı "liyakat" vurgusu yaptı.
Dava dosyasında yer alan bilgilere göre; objektif puanlama sisteminde (yayın, akademik çalışma, sınav notu vb.) rakiplerinden belirgin şekilde yüksek puan alan bir aday, idarenin takdir yetkisi gerekçe gösterilerek elendi. Konuyu inceleyen Danıştay, idarenin atama yaparken geniş bir takdir yetkisi olsa da, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, puan üstünlüğü gibi somut kriterleri yok sayacak şekilde kullanılamayacağına hükmetti.
Puan Farkı Tek Başına İptal Gerekçesi
Danıştay’ın verdiği bu emsal karar, şu önemli ilkeleri içeriyor:
• Adaylar arasında liyakat açısından somut bir fark varsa, idare bu farkı gerekçesiz olarak görmezden gelemez.
• Sınav ve akademik değerlendirme sonucunda oluşan puan sıralaması, atama kararının temel dayanağı olmalıdır.
• Puanı düşük olanın atanması durumunda, neden daha nitelikli adayın elendiğine dair hukuken geçerli ve somut kanıtlar sunulmalıdır.
Akademi Dünyasında Yeni Dönem
Bu kararın ardından, üniversitelerin öğretim üyesi alım süreçlerinde daha şeffaf ve hesap verebilir bir tutum sergilemesi bekleniyor. Hukukçular, bu kararın akademik ilanlarda kişiye özel şartlar veya keyfi elemelerle karşılaşan adaylar için güçlü bir savunma aracı olacağını belirtiyor.
https://www.turkiyeegitim.com/danistaydan-emsal-karar-ogretim-uyesi-atamalarinda-puan-farki-goz-ardi-edilemez-140583h.htm